Aradaki 7 Farkı Bulun

Geçen Cumartesi’den beri Türkiye’deki akraba turları ve Fransa’ya dönme telaşı içerisinde pek bir ilgisiz bıraktım yazmayı. O sırada beynime kazınan haberlerden bahsederek bu güzide haftasonunu yadetmeyi uygun gördüm.

Biri gider biri gelir derler… DSP’den başkan Zeki Sezer giderken, siyah beyaz televizyon görüntülerini bile hatırladığımız Erbakan “Hoca” geri geldi. DSP’de “gelen gideni aratır mı acaba?” düşüncesi olabilir. Acaba bu sırada Saadet Partisi ne düşünüyor? “Gene gelir, gitmesini aratır” deniyor olabilir mesela.

Olaya Milli Görüş davasını tartışmaktan apayrı olaya bakarsak Erbakan’ın toplum okuma becerisinin ne kadar zayıflaştığını görebiliriz. Yıllardır eski liderlere kızıp küsen, onları değil, yeni ve genç yüzleri destekleyen halka kalkmış eski kadrosuyla yine yeni yeniden selam veriyor… Vatan gazetesinin manşetine taşıdığı tabirle “Milli Görüş Müzesi” karşımıza çıkıyor. Gazetede iki fotoğrafı yanyana koymuşlar. Birisinde bu haftasonu çekilen resimde yaşlanmış kadro; diğerinde Erbakan ve aynı kadro gencecik, siyah beyaz bir resimde… Simaların hepsi aynı. Aradaki 7 farkı bulun desek yeridir.

Haftasonu yaşanan bu parti içi gel-git olaylarının sonucunda;

DSP’yi ya hep ya hiç dönemi bekliyor. CHP’nin yükselişte olduğunu ispatlama kavgasında DSP, ya CHP’nin varsayılan yükselişini kesip kendine yer açacak, ya da ebediyen Ecevit ve anısıyla kalplere gömülecektir.

Saadet Partisi’ni de kendi saygısında boğulmak bekliyor. Erbakan’a duyulan saygı Erbakan’ı halen gözönünde tutmaya devam ederse Numan Kurtulmuş’un tüm yaptıkları ve yarattığı yükseliş balon gibi patlayacaktır. SP’yi destekleyip desteklememek önemli değil, Numan Bey’e ve gayretine pek bir yazık olacak… планшет наtwidium inviter