Fransa Bürokrasisine Bir Dalış Daha Mı Geliyor?

Fransa’ya geldiğimizden beri, her şeyi yasal ve hakkıyla yapmamıza rağmen, ne kadar bürokratik mücadele verdiğimizi bir biz biliyoruzdur herhalde. Ailelere bunu anlatsak da anlamıyorlar. Arkadaşlara bahsediyoruz, “sen Türkiye’de yetiştin sana koymaz” diye şakayla karışık küçümsüyorlar. Halbuki durum bambaşka.

Türkiye’deki vatandaşı düşünen devlet yapısını, hızlı bürokrasiyi alnından öpeyim!

Bütün bu yavaşlıklar yetmezmiş gibi bir de ara sıra farkına vardığımız eksik ve yanlış bilgi yumakları var her tarafımızda. İlk geldiğimizde oturma izni çıkartmak için altı üstü 3-5 belge toplamak gerekirken, ne kadar kıvrandırıldığımızı o zaman yazmıştım. Resmi daire dışında kimsenin resmi süreci bilmemesi yetmezmiş gibi, resmi dairede illa Fransızca konuşulması ihtiyacı, ayrıca herkesin bilip bilmeden “herşeyi biliyor” tavrında olması Fransa’ya yeni yerleşen yabancıların ortak şikayeti.

Türkiye’de işi gücü bırakıp az buçuk birikimleri yurtdışına taşınma ve orada edineceğimiz tecrübeye helal eden bir çekirdek aile olarak artık tek sıkıntımız benim iş bulma ihtiyacımdı. Mesele maddi değil. Boş durmayı sevmiyorum, artı gelmişken madem dövizli askerliğin yolunu açayım değil mi? Ama o konuda da kısmetimiz çok açık değildi. Keza gelir gelmez tezimle uğraşmam, o sırada krizin tavan yapması, çalışma iznimin olmayışı ve benim Fransızca öğrenmede planladığım hızlı girişi yapamamış olmam hepsi birlik olunca 8 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçiverdi. Bahane olarak söylemiyorum, hepsini ayrı ayrı iş görüşmelerinde duydum.

“Of, bu kriz bizi de vurdu. İş vermek istiyoruz ama kriz yüzünden işten çıkartılanlarla bile başedemiyoruz.” – …

“Ocak’ta 40 tane iş vardı, bugün 5 tane.” – Keşke Ocak’ta iş bakmaya başlasaymışım!

“Tam sana göre bir iş var ama ekip Fransız. Hepsi Fransızca konuşuyor.” – Ama, ama ben, anlaşırız be abi! Hadi be!

“Sana iş bulmak zor çünkü çalışma iznin yok. (ve arkasından gelen 3 değişik gerekçe)” – E iyi de abicim, bana işi bulacağız ki o sayede çalışma izni alabileyim?!

Zaten yarı bilgili Fransızlar ile kısır döngüler hep bir arada gidiyor. Bir dönem de hatırlayanlar olacaktır, oturma izni için sağlık sigortası lazım dediler bana; sağlık sigortasına başvurmaya gidince de oturma izni sordular… Aynı şekilde geçen gün görüşmeye gittiğim adam da bana çalışma iznin yoksa iş bulman zor diyor…

Kendimi sabırlı bilirdim, Fransa sayesinde sınırlarımı genişletmeyi öğreniyorum. Teşekkür ederim sana Fransa!

Ve son olarak yine her zamanki çaremize başvurmaya karar verdik: Kendi işimizi kendimiz göreceğiz!

Hemen araştırmalara koyulduk bugün, nasıl kendime çalışma izni çıkartabilirim diye. Sonuç olarak tabi ki 2 değişik yol bulduk. Tabi ki kimse bize bunlardan bahsetmemişti ve tabi ki yine kendi kendimize halledeceğiz herşeyi (tabi olursa).

Fransa’da Fransızca’yı çat pat konuşarak, İngilizce’nin yardımı, her yere dalıp çıkmanın verdiği azim ve interneti canavar gibi kullanarak öğrenebileceklerinizin de özgüveni ile sanırım yapamayacağımız bir şey yok.

Yarın sabah “Prefecture”ye gidip resmi süreci öğreneceğim. Sonrasını işler netleştikten sonra yazarım…

.

Eğer en başından bugün öğrendiklerimizi bilseydik… Muhtemelen şimdi aylardır çalışıyor olurdum.