Gardaş, Bu Yol Ne Yöne Gider?

338067682nmHWrv_ph

AK Parti’nin son dönemde kitleleri iki zıt kutupta heyecanlandıran “demokratik açılım” süreci kafaları karıştırmaya devam ediyor. İlk sözünü ettikleri andan itibaren 1 ay kadar geçmiş olmasına rağmen hala ne yapılacak ve nasıl yapılacak kimse bir şey bilmiyor.

Büyük bir kitle bu tür bir açılımı desteklese de, destekçilerin bile azımsanmayacak bir kısmı bunu sorguluyor. Bunda Erdoğan’ın açılım öncesi (neden hala anlamadığım bir tavırla) DTP’nin yüzüne bakmıyor olması, ırkçılığın daniskası olan “ya sev ya terket” yaklaşımından bir anda U dönüşü yapmış olması veya daha önceki açılımlarla ellerine yüzlerine bulaştırdıkları örnekler (mesela Kıbrıs) hatırlanıyor olabilir.

Ben de ne düşüneceğimi bilemiyorum.

AK Parti’nin bütün siyasi taktiklerini yıllardır yakından izleyip öğrenmiş olmama rağmen, en temel taktiklerine yenik düştüm sanırım: “İçi boş, kulağa güzel gelen söylemler ile kitlelerin desteğini alıp hiçbir şey yapmadan muhalefet karşıtı oyları toplama.” olarak özetlenebilir bu en temel taktik. Ortaya bir laf atıp, sonra açıklığa kavuşturmak yerine muhalefetin konuşmasını izleyip muhalefete muhalefet yaparak prim yapmasını çok iyi biliyorlar gerçekten.

Bu son açılımda da bahsi geçen hedefin güzelliği karşısında içim eridiğinden olsa gerek, inanasım geliyor keratalara. Ben de halkların kardeşliğini yaşamak, devletimin her vatandaşının kendini eşit hissetmesi, herkese eşit haklar, özgür ve adil bir ülke istiyorum.

Ama silkelenip kendime gelince yeniden korkuyorum.

MHP ve CHP’nin tarzları biraz keskin olduğundan olsa gerek, kimse ne CHP’nin mantıklı atılacak uzlaşı adımlarına destek verdiğini farkediyor ne de MHP’nin savunduğu “ABD projesi”nin doğruluk payını… Bundan yıllar öncesinde benzer fikirler abidik gubidik Amerikan enstitüleri tarafından raporlarla sunulmuştu. Bugün AK Parti içini doldurmadan ezbere “açılım yapacağız” dediği için de işkillenmemiz çok normal değil mi? Aynı AK Parti’nin BOP ve Kıbrıs “sorunları” üzerine nasıl ABD planlarını birebir uyguladığını gördükten sonra işkillenmemek saflık olmaz mı?

Emin olamıyorum. Bazı günler iyi niyetli tarafımdan kalktığımdan olsa gerek destek veresim geliyor bu ulvi söyleme. Bazı günler de silkiniyorum ve AK Parti’nin geçmişinde kaç ulvi söylemi mundar ettiğini hatırlıyorum.

İlginç adamlar şu AK Parti’liler. Bazı konularda çok iş yapıyorlar, bazı konularda da çok güzel konuşuyorlar… Fakat yaptıkları güzel işler ile söyledikleri güzel şeyler asla aynı şeyler olmuyor. Keşke artık birisi çıksa da hem güzel konuşsa hem de konuştuklarını yapsa. Artık “kim nerede ne demişti de sonra ne yapmıştı” hesabını tutmaktan beynim sulandı.

посуда г спбрассчитать стоимость