Hüseyin Abi'nin Nasihatları

obama

Dünkü yazımda açıkladığım sebeplerden ötürü şahsen artık tüm samimiyetimle “Hüseyin Abi” olarak gördüğüm Sayın Obama, bugün milletimize vekilleri aracılığıyla seslendi. Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu’nu takip ettiğini söylediğinde eriyip biten, çocuklar gibi şen halde şakşaklayan vekiller içimi cız etmiş olsa da, Hüseyin Abi genel olarak çok akılcı konuştu.

Obama, daha Demokrat Parti içerisinde Hillary Clinton ile yarışırken bile konuşmalarında sade, temiz (kimseyi gocundurmayacak ince ayar çekilmiş) ve ne olursa olsun doğru söyler havasındaydı. Bugün de aynı şekilde bizlere seslendi. Kendisini bu açıdan çok takdir ediyorum. Söylediklerinin kulağa hoş gelmesinden ve dürüst olmasından dolayı umutla, ihtimali bile güzel olan, “Obama ile gelecek değişim” hayallerimi bir kenarda saklı tutuyorum. Bunların dışında bu güzel ve uzun konuşmanın arasından gözden kaçırılmaması gereken ayrıntıları da ortaya sermek gerek. Aksi takdirde az önce bahsettiğim umutlarım gerçek olmazsa, bir kez daha darmadağın olma ihtimalimizi de emniyet sibobu niyetine bir paranoya olarak diğer kenarda saklamak da özel gayretim. Huyum kurusun, ayrıntılara çok önem veriyorum.

Hüseyin Abi barışçıl bir insan. Arabuluculuk konusunda Başbakan’ımızla da kapışır. Dün Ermeni lobicilerine “soykırım” ifadesini kullanarak sözler verdi, bugün de bizlere “Abi” nasihatlarıyla “hadi öpüşün barışın” tavrı sergiledi. Şaşılacak bir şey yok. Özenle, “soykırım” kelimesini kullanmadan “geçmişinizle barışın, yaptınız pislikleri, kabul edin, özür dileyiverin, olsun bitsin” tavrını bir güzel yedirdi. Allah’tan bu yorumlara bizim vekillerimiz Hido ve Mehmet Okur’a atladıkları gibi sazanlık yapmadılar (Haber için tıklayın).

Obama’nın konuşmasında, diğer konulara yaklaşımını merak etmediğim gibi, hayati de bulmadığımdan dolayı burada değinmeye değer de görmüyorum. Keza diğer konularda hep beklenen sözleri duyduk. Obama, seçim kampanyası öncesinde, sırasında ve sonrasında gösterdiği “doğru” konuşma becerisini burada da gösterdi. Olması gereken şekilde, vermesi gereken mesajları, beklenen şekilde tek tek verdi. Hiç de şaşırtmadı. Tebrik etmek lazım, bu bile çoğu zaman insanları etkilemeye yeterlidir.

Gelelim Obama’nın Türkiye ziyaretinin bizim için ve Dünya için ne anlam taşıdığına…

Dün de yazdığım gibi, TRT’nin Dünya Şampiyonu olmuşuzcasına “Barack Hüseyin Obama Türkiye’de” şeklinde ekrana yazmasından çıkardığım üzere biz bu ziyarete pek bir sevinmişiz. Ziyaretin önemi ve içeriğine verilmesi gereken dikkat konusunda ben dahil herkes hemfikir. Fakat ben bu heyecan ve sevince bir anlam veremiyorum.

Bugün Zaman da haberi verirken aynı sevinç ve neşeyle Hüseyin Abi ve bize karşı duyduğu sıcak sevgiyi vurgulamış (Haber için tıklayın)… Türkiye zaten uluslararası arenada adından sıkça söz ettiriyormuş ve gündeme yerleşmişmiş… Haberde Obama’nın ziyareti için “ilk müslüman ülke ziyareti” denip durmuş. Ardından da Müslüman alemine verilen mesajlar vurgulanmış…

Öncelikle Türkiye, “Müslüman ülke” değildir. Fransa nasıl “Hristiyan ülke” değilse, Türkiye de “halkının çoğunluğu Müslüman olan ülke”dir. Bazı yayın kuruluşları bunu bilerek veya bilmeyerek çarpık sunmuş. Biraz taraflı buldum.

Ayrıca Obama müslüman alemine mesajlar falan da vermedi. Yalnızca “ABD, İslam alemi ile savaşta değildir” dedi. Obama ilk günden beri İslam alemine yapacağı konuşmayı bir “Müslüman Başkent” ziyaretinde yapacağını söyleyip duruyor. Bu da onun ilk “Müslüman ülke” ziyareti olacak, kaç kere söylediler. Bu kapsamda hem Ankara bir “Müslüman Başkent” olmadığından hem de Obama o konuşmayı burada yapmayacağından, bu yorum da hatalıdır. Bu tür durumlar işine geldiği gibi yorumlanmamalı.

Gelelim Dünya’nın bu konuda ne düşündüğüne (Bkz. bir örnek – Yahoo News Haberi)… Çok uğraşmaya gerek duymadım. Keza nereyi açsam benzer yorumlar buldum. Öncelikle bu ziyaret için “Avrupa gezisinin son durağı” denmesi, bizim sandığımız gibi “Obama ilk bize geldi, aman ne hoş” havasına biraz ters. Diğer bir yandan da “Avrupa gezisi” dahilinde sunulmamız, yaşamış görmüş birisi olarak batıdaki cahillerin Türkiye’yi Afrika veya Ortadoğu ülkesi sanmasına karşı güzel bir anlam taşıyor. Ama ne olursa olsun, büyütmemek gerekir. En nihayetinde Obama bizi ziyaret etmeyecek de kimi edecek? Halen muhtaç oldukları sayılı ülkeden birisi Türkiye, farkedebilene…

Yabancı yorumların çoğunda da ısrarla “Müslüman Müttefik” olarak anılmamız beni az önce yazdığım sebepten dolayı özel olarak rahatsız etti. Hani şu meşhur BOP(Büyük Ortadoğu Projesi) komplo teorilerini destekler şekilde bir ortak ağız yapılması durumu sezinledim. (Kurcalamaktan şimdilik kaçınarak, sitemimi belirtip, boynumu büküp, devam ediyorum…)

Son olarak farkettiğim acı gerçek de, dış kaynakların yorumlarından hiçbirisinde “tarihi bir ziyaret”, “sıcak ilişkiler” veya “müslümanlara mesaj” gibi durumlar bulunmaması. Anlayacağınız, ısrarla “kendin çal kendin oyna” döngüsünde takılmaya devam ediyoruz.

Madem durum budur, ben de oynarım…

Haydi eller havaya! Oh ooh! Biz biliyoruz da mı oynuyoruz? Oturmaya mı geldik!

obamakemanciihlarge1

Bu arada Hüseyin Abi’nin bizi sevdiği kadar sanatımızla da ilgilendiğini belirtmem gerekir. Bizden bile çok önem veriyor olabilir duruma göre… Ya da sanırım ters açıdan bakmak gerek, biz ondan bile az değer veriyor olabiliriz bazı durumlarda… Örneğin bugün İstanbul Gösteri Merkezi yandı bitti kül oldu. Sabotaj olma ihtimali iddialar arasında. Merkezin yöneticisinin “Belediye 5 yıldır burayı yıkmak istiyordu, mahkemeliktik” açıklaması çok ciddi bir itham. Umarım bu derece saçma olan, belediye zihniyeti değil de iddiacının varsayımıdır. Dileğim odur ki, zar zor ayakta duran sanatımız iyice yerle bir olmasın, küllerinden daha da güçlenerek yeniden doğsun.

.

Biz Hüseyin Abi’yi ağzımız açık izlerken, yanan gösteri merkezinin de çok ötesinde, Rasmussen, “PKK ile bağı bulunursa ROJ TV kapanabilir” dedi. Kesin konuşmadı, ama olabilir! Ayrıca bağlantı bulunursa… Neden olmasın?.. Yerseniz.