Melih Kral Çok Yaşa!

Uzun zamandır oğlunun Ankara futbol mafyası maceraları sebebiyle gölgede kalan İ.Melih Gökçek isyanlarda. Dün açıklanan kararla Ankara toplu taşıma ücretlerinin yüksek olması şikayeti haklı bulundu ve idari mahkeme tarafından “yarıya indirilmeli” kararı verildi (Bkz. haber). Konu hakkında uzman idari mahkemenin kararına göre Melih Gökçek yönetimi toplu taşıma konusunda halkın zararına fiyatlandırma yapıyordu. “Kamu yararını gözetmek” mahkemenin görevi olduğundan bu yanlışın düzeltilmesi uygun görüldü.

Melih Gökçek her zamanki üslubuyla geniş ve yuvarlak cümlelerle kararı eleştirirken, mahkemenin böyle bir yetkisi olmaması gerektiğini, fiyatlar yüksekse halkın seçimde bunun cezasını vereceğini söyledi. Çok tanıdık bir söylem değil mi?

Peki seçime kadar ne olacak? Ya da bu basit bir örnek olduğu için kulağa hoş gelse de, dava teknik veya mühendislik bir dava olursa ne olacak? Kuvvetler ayrılığının gereği olarak yürütmenin bir de bağımsız denetim organı olmalı. Yoksa Cumhuriyet diye bir şey olmaz, Krallıktan farkı kalmaz. Gerçi Melih Gökçek’in çoktan Ankara Kralı olduğunu zannettiğini yazıp duruyorum ya, o ayrı mesele. Sonuçta ne olursa olsun denetim amaçlı yüksek yargının yürütmenin kararlarını “halkın çıkarı için” takip etmesi hayati bir ihtiyaçtır.

Örneğin, Melih Gökçek 15 yıldır Ankara’da o kadar çok kaçak bina, bilime ters yol yaptı ki, bu konularda da kaybettiği davaların haddi hesabı yok. Bunun cezasını vatandaşın vermesini bekleyemeyiz. Konuyu bilen, uzman kişilerin görevidir bunları değerlendirmek. Benim, senin veya mahallelinin değil.

Melik Gökçek yine yuvarlak, kulağa hoş gelen sözlerle, son dönemin yargıya çamur atma akımını da arkasına alarak açıklamalarını sıralamış. Halbuki Şebnem Ferah’ın dediği gibi, başkasına çamur atmaya kalkarsan önce kendi elin kirlenir…

Gökçek’in eli çamura bulaşalı kim bilir kaç yıl oldu…