MGK'yı Değiştirelim… Ama Nasıl?

Cumhurbaşkanı Gül, MGK toplantılarına anamuhalafetin de katılmasını önermiş (bkz. haber). Ana muhalefette ise her zamanki gibi Mustafa Özyürek alışkanlıktan olsa gerek bu öneriye muhalefet etmiş (bkz. hatalı muhalefet tavrına son örnek) sonra diğer akl-ı selim CHP üyeleri onu sakinleştirmiş olsa gerek ki CHP bu öneriyi değerlendirmeye karar vermiş (bkz. haber).

Bu sırada MHP’den, DTP’den, özetle halkın diğer %30 küsürünü temsil edenlerden bahseden yok. Halbuki bu oran CHP’nin temsil oranından daha büyük.

Sözde “demokrasi” söylemleriyle yapılan konuşmalar, getirilen öneriler ısrarla popülist olmaktan öteye geçmiyor. Alan memnun satan memnun olduğu zaman da kimse bu ayrıntılardan bahsetmiyor.

.

Öte yandan MGK’nın özelliği ve yapısı hakkında tartışılması gereken öncelikli konu bu mudur? MGK’nın gereksiz kalabalığından kurtulmak yerine, kurula konuyla gerçekten birebir ilgisi olan bakanları da eklemek yerine, kurula katılan kişilerin yapılacak açıklamalar üzerinde itiraz ve onay yetkisi olması yerine kalkıp muhalefeti kurula sokmak popülizm değilse hangi akla hizmettir?

Ayrıca MGK’ya ne kadar fazla “gereksiz” kişi girerse, gizlilikten, dolayısıyla “güvenlik” kurulu olmaktan o kadar uzaklaşacaktır. Bu ayrıntıyı da hesaba katmak, gerekirse bu şekilde bir “güvenlik” kuruluna ne kadar gerek olduğunu da tartışmaya katmak gerekir.

.

not: MGK hakkında Fatih Altaylı’nın 27 Ağustos 2009 tarihli “MGK’yı değiştirelim” yazısını lütfen okuyun.