Ne Sağcıyım Ne Solcu, Futbolcuyum Futbolcu

Bu akşam Adana Demirspor, İtalyan Serie A takımlarından “yoldaş” Livorno’yu konuk edecek. Bu özel maçla birlikte kulüpler arası dostluktan ziyade ayrıca farklı bir duruşa da vurgu yapılmış olacak.

Bu maçı tarih ve politikaya bulaşmak istemeyen “ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu” edasındaki spor yazarları değişik şekillerde yorumlamış. Kimisi “Adana Demirspor kendine kimlik arıyor” diyerek yılların birikimini ve kulübün tarihini toptan küçümserken kimisi de “farklı bir dünya” genellemesiyle geçiştirerek “onlar da kendi halinde takılıyor işte” havası yaratmış.

Yıllarca “sol” kavramının içinin hem sağ hem sol olduğunu iddia edenler tarafından boşaltılmasının; insanların açlık, işsizlik ve eğitimsizlik sorunlarına çareyi her ne hikmetse kapitalizm ve liberalizmle arar hale getirilmesinin; spor ve bilimin gelişmeden ziyade sanayileşerek kar amacı güder hale getirilmiş olmasının tohumlarını da bu haber ve yorumlarda gördük. Çarpıklaştırmalar yetmezmiş gibi, artık bütün bu kavramlar da küçümsenir olmuş.

O yüzden bu maçı anlamak geçmişi inceleyerek biraz kafa yormak ister. Maalesef futbol izleyicilerinin ve yazarların bir kısmı buna yanaşmayacaktır. O yüzden “biz de kendi halimizde takılmaya” devam edelim.