29 Mart Yerel Seçimleri Ankara Adayları

Dün biraz genel yapıya baktıktan sonra yakından bildiğim şehrin adaylarına odaklanmak istiyorum. 8 sene Ankara’da yaşamış birisi olarak neyin doğru neyin yanlış yapıldığını birinci elden görme, iş ve özel bağlantılar ile tanıştığım değişik kişilerden aldığım birinci ağızdan bilgiler ile mevcut belediye ve Melih Gökçek etrafında neler döndüğü ile ilgili kendimce bir bilgi dağarcığı geliştirdiğim için gönül rahatlığı ve özgüven ile bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Ankara’da adı geçen 3 aday halihazırda mecliste bulunan, geçen genel seçimde barajı geçmiş 3 partinin adayları (meclis koltuk sayısı sırasıyla):

AKP – İ. Melih Gökçek: Muhteşem güleryüz maskesini tahminimce estetik ameliyatla kendine yerleştirtmiş, herhangi bir tartışma veya söyleşi programında cevap vermekten çok konuşturmama ve laf kalabalığı ile uyuşturma taktiğini uygulayan, çoğu zaman bir şey anlatmadan veya delil sunmadan haklı gözükmeyi başarabilen, halk arasında “pişmiş kelle” tabir edilen sırıtışıyla daha çok “pişkin kelle” imajını derinden hissettiren güzide insan, mevcut başkan, nam-ı diğer “Kral”. Bu tanımdan anlaşıldığı üzere maalesef ben de kendisine karşı tarafsızlığımı kaybetmiş durumdayım. Benim tarafsız bakışımı kaybetmesi dolayısıyla da kendisini ayrıca kutluyorum, keza çok az kişi henüz bunu başarabilmiştir.
http://www.melihgokcek.com.tr/yapacaklarim.asp

CHP – Murat Karayalçın: Melih Gökçek Krallığı olmadan önceki dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı. 1989-1994 yılları arasında Ankara metrosunu yapıp bugünkü haline getiren, doğalgaz projelerini başlatan kişi. Melih Gökçek ile 1994 ve 2003 seçimlerinde karşı karşıya geldi ve ikisinde de kaybetti.
http://www.karayalcin.com/atp.asp

MHP – Mansur Yavaş: Son 10 sene Beypazarı Belediye Başkanı. Beypazarı’nın bugünkü ününe ve güzelliğine ulaşmasında en çok katkıyı sağlamış kişi olarak gösteriliyor. Büyükşehir için ilk kez aday oluyor.
http://www.mansuryavas.com.tr/projeler.html

Üç adayın da kendi internet sitelerinden Ankara için önerdiklerini okuduğumuz zaman şunları görüyoruz:

Ankara Kral’ı tarafından daha fazla otoyol, daha fazla tünel, daha fazla üst geçit gibi çağdışı trafik çözümleri öne sürülmüş. ATO’nun kongre binası yanına yeni bir kongre binası yapmak (tanıdıklarının ortağı olduğu söylentisi dolaşıyor halen), yerini spekülasyon oluşmaması için açıklamadığı bir sayfiye alanı yapmak (ki bu alan 3 kere yer değiştirdi ve her değiştirilişinde kendi yakınları emlak ve arsa zengini oldu) gibi şüphe uyandıran büyük projeler yapma vaadinde bulunmuş. Disneyland ve 2. Hayvanat Bahçesi gibi metro yarım borçlanma yüzünden yarım yamalak dururken yersiz kalacak projeler önerilmiş. En güzeli de 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası için yeni bir salon yapılarak Ankara’da maçlar oynanmasını sağlamak vaadedilmiş, ki bu zaten kim gelirse gelsin yapılacak. Sanki kendisi yapacakmış gibi reklamını yapmış (Bkz. Vikipedi’de bile var).

Murat Karayalçın ve Mansur Yavaş benzer projeler sunmuş. Bunların içinde otoyol ve kavşak yapımıyla yapılan yolsuzluklara son vermek (Kral’a gönderme yapılıyor), Doğalgaz kullanımını arttırmak (Kral zamanında yayılan kaçak kömür kullanımına ithafen), son yıllarda düşürülen pahalı su sınırını eski seviyesine çekere şebeke suyunu ucuzlatmak (Kral zamanında 30 metreküpten 20 metreküpe indirilerek 20-30 arasında kullananlara gizli zam yapılmıştı, Karayalçın tekrar 30’a çekmeyi, Yavaş da 10 metreküp sınırını da 20ye çıkartmayı öneriyor) gibi daha çok son 14 yılda yapılan yolsuzluk ve plansız kentleşme tahribatına karşı öneriler sunulmuş.

Sonuçlara bakacak olursak, Melih Gökçek’ten ısrarla memnun olan kişi sayısı oldukça fazla. AKP’nin marka değeri ve Tayyip Erdoğan’a duyulan güven ile Ankara’da tekrar Kral’ın seçilmesi kuvvetle muhtemel gözüküyor. Bu sebepledir ki çoğu kişiden duyduğum kadarıyla insanlar seçim yaklaştıkça CHP veya MHP’den hangisi güçlü görünüyorsa o adaya oy vererek bölünmemeyi hedefleyecekler. Burada elbette MHP ve CHP’ye gidecek kemikleşmiş, takım tutarcasına verilen oyları elbette ki değiştiremeyecekler. Yine de bir meyillenme olacağı açık.

Mansur Yavaş turistik küçük bir belediye yönetmiş olması, karşısında Karayalçın’ın Ankara Büyükşehir tecrübesi olması (Başbakan yardımcılığı vb. daha üst seviye görevlerini saymaya bile gerek yok) dolayısıyla Karayalçın daha ağır bir aday olarak karşımıza çıkıyor. Mansur Yavaş turistik projeleri ile de bu yaklaşıma destek veriyor. Karayalçın diğer tarafta metroyu başlatan, bitiren ve bugünkü haline getireni Batıkent’i yaratan yerleştiren, doğalgazı Ankara’ya yaymayı başlatan kişi olduğu için (insanlar bunları hatırlamasa da) bir adım önde görünüyor Mansur Yavaş karşısında.

Sonuç olarak dünkü tahminim hala geçerli. Mansur Yavaş AKP oylarından kırpacaktır, fakat seçime doğru Karayalçın’ın güçlü gözükmesi dolayısıyla insanlar Karayalçın’a da kayacağı için Yavaş’ın oylarında çok bir değişim olmayacaktır. Yana geçirme usulü kayacak bu oylar sonuçta AKP’den CHP’ye kaymış gibi gözükecek. Fakat yine de seçilmiş Kral, bir 5 sene daha başımızda duracak diye tahmin ediyorum.

Bir kez daha “demokrasi” kazanacak.