Allah'ım Sen Bizi Teğet Eyle, Amin.

Türkiye’nin lider ülke olması hikayeleri uçuşup duruyor haberlerde ve demeçlerde. Çok eleştiriyorum dış politikalarımızı biliyorum ama elimde değil yine yapacağım. Öyle lider bir ülke adayıyız ki Rasmussen olayında müthiş ikna yeteneğimizle istediğimizi aldık diye kendimizi uyuturken bu istediklerimizin kaynatılma olasılığı beliriverdi birden (Bkz. NATO’daki vaatler yerine gelmeyebilir). Hani biz acayip lider bir ülkeydik? Koduk mu oturturduk? “Van Minüt” dedik mi herkes bizi izlerdi… Of anam of, uyandır beni…

Her ne kadar düzene katılmasam da Güler Sabancı Cuma günkü açıklamasında krizin gidişatı ve yapılması gerekenler hakkında önemli şeyler söylemiş. Tekrar söylüyorum, düzene şu anki haliyle destek vermesem bile, eğer bir işi yapacaksanız da bari düzgün yapın. Yine de felaket tellallığı yapmanın manası yok. Umarım “teğet” konusunda Başbakan haklı çıkar.

Güler Sabancı’nın da vurguladığı bir nokta da IMF’nin artık Dünya Merkez Bankası haline gelmeye başladığı. Bu konu da aklınızın köşesinde bulunsun. Özellikle “Para” yazı dizisindeki merkez bankası çallışma şeklini ve IMF ile ilgili yorumlarımı okuduysanız artık parçaları siz birleştirin.

.

Türkiye için uzun zamandır biçilen gelecek görevlerinden birisi de bilişim sektöründe olacak. Bu konuda hem bizim hükümetimiz hem de dışarıdan birçok firma açıklamalarını yapmaya devam ediyor. Her büyük şehre teknokentler açılması, şu sıralar kurulmakta olan İzmir, Urla Teknokent ile yaratılmak istenen “Türkiye’nin Silikon Vadisi” de bu kurulumun son adımları. Buna son örnek olarak da bugün Microsoft ile ilgili kısmen bayat haberi gördüm. “Türkiye Microsoft’un yeni üssü olacakmış“.

Büyük firmalarda, özellikle bilişim sektöründe maaliyet azaltmanın temel yolu dış kaynak kullanmaktır. Bu konuda “Microsoft üssü” tanımının altında da büyük ihtimalle ucuz mühendislik özelliğimiz yatıyor. Artık beyin göçüne gerek olmayacak, göç beyinlerimizin ayağına gelecek. İyi midir kötü müdür zamanla göreceğiz fakat çok hassas bir denge olduğu açık. Sonuç olarak bu gidişatta kabaca iki seçeneğimiz var: Ya Hindistan olacağız ya da İrlanda.

Umarım İrlanda oluruz.

Microsoft da kendi derdinde, büyütmemek gerek. Mac ile rekabette fiilen olmasa da duygusal olarak kaybeden taraf MS bana göre. Oracle’ın Sun Microsystems’i alması ile çoktan beridir beklediğim yeni bir yenilgi alanı daha MS’in kapısına yaklaşıyor olabilir… Şahsen açık kaynak programları, AMD’yi, Firefox’u destekleyen birisi olarak bu gidişatta da MS tarafında olduğumu söyleyemem. Gün gelir devran döner tabi. Umarım bu sözlerimi de boğazıma tıkar MS yaptıklarıyla.