Eczane Masalları

Dün ve bugün Zaman gazetesinde yayınlanan iki habere, babamın eczacı olması sayesinde edindiğim izlenimler doğrultusunda yorum yapmadan geçemeyeceğim.

Dün de yazdığım gibi, Zaman başta olmak üzere, AK Parti’ye yakın gazetelerin haberleri veriş, daha önemlisi vermeyiş şekilleri “habercilik” tanımının çok üzerinde bir seviyede siyasi.

.

Dünkü habere göre eczacıların isyanları safsataymış, çünkü haber başlığına göre “Eczaneler krize rağmen cirolarını yüzde 85 arttır“mış. Haberi okuyunca bunun aslında böyle olmadığı, aslında “eczanelerin yüzde 85inin cirosunu arttırdığı”, büyük çoğunluğunun da yüzde 20’nin altında arttırdığı anlaşılıyor. Yani başlıktaki anlam ile haberin doğrusu yine uymuyor. Amaç belli, haberin ayrıntısını okumayanlara belirli bir his verilmiş oluyor.

Bunu haberde kesinlikle bahsedilmeyen bilgilerimle biraz daha sorguladığımda ise iş daha ilginç bir boyuta varıyor. AK Parti hükümetinin 7 yılda ilaçlara önce zamları bastırıp, ardından yavaş yavaş indirimlere gitmesinden nedense bahsedilmiyor. Bu indirimler sırasında sigorta tarafından ödenmesi durdurulan ilaçların parasının artık vatandaştan çıktığından da bahsedilmiyor. Eczanelere düşen kar oranının azaltıldığından ve bu yüzden son 2 yılda kapanan eczane miktarından bahsedilmiyor. Eczanelerin birçok bölgede yarısı, çoğu bölgede 3te 1i kapanırken, ayakta kalmayı zar zor başarmış eczanelerdeki ciro artışının bununla ilişkili fakat orantılı olmamasından bahsedilmiyor. Kar oranının ciro ile kesinlikle oranlı olmadığından hiç bahsedilmiyor.

Bahsedilen, cirosu artmış eczanelerin ciro artışını, kapanmış olan diğer eczanelerin müşterilerinden dolayı arttırdığından bahsedilmiyor. Cirosunu yüzde 20’den az arttıranlardan bahsediliyor, ama ellerinde kalan net karın ne kadar olduğundan, iflas eden eczanelerden bahsedilmiyor.

Yapılan doğrulardan bahsedilirken, yan etkilerinden, yanlışlardan bahsedilmiyor. İlaç fiyatlarının Avrupa Birliği dayatması olduğu için indirildiğinden bahsedilmiyor.

.

Bugünkü haberde ise eczacıların kepenk kapatma eylemi “çileyi vatandaş çekti” başlığıyla verilmiş. Başlığı görenler sanki açık eczane kalmamış yorumu yapıyor, ancak aslında her bölgede nöbetçi eczanelerin ayarlanmış olduğunu ilk paragrafın sonuna kadar okuyanlar ancak öğrenebiliyor.

(not: Elbette ki böyle eylemlerde aksaklıklar olacak. Ben olsam dükkanımı kapatmazdım, ancak eğer nöbetçi eczane düzenlemesi yapılmışsa, bu herkes kapatmış demektir. Bu bütünlükte de eczacılara kabahat çıkartılamaz. Eczaneler yasal olarak oda düzenlemelerine uymakla yükümlü.)

Aynı haberde “ilaç fiyatlarındaki indirimler” için eylem yaptığı iddia edilen eczacılara karşı, bu indirimlere halkın sevindiğinden bahsediliyor. Yine az önce bahsettiğim şekilde, sigortanın artık bazı ilaçları karşılamadığına kesinlikle değinilmiyor. Eczacılar aç gözlü, yüzsüz yaratıklar olarak resmedilirken; hükümet indirimler yapan, halkın ucuz ilaç almasını düşünen kurum olarak yansıtılıyor.

Halbuki eylem ilaç fiyatlarından bağımsız, 2 yıldır yapılan onlarca düzenlemenin sonucunda seslerini duyurmak için mecbur kalınmış, ne ilk ne de son eylem.

2 yıldır yapılan düzenlemelerden de hiç bahsedilmiyor.

.

Babam eczacı olmasa, ben arada sırada babamın ağzını arayıp zar zor üç beş soru sormasam, bana da kimse bahsetmezdi…

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=923254&title=kepenkler-kapandi-cileyi-vatandas-cekti