ErGeneKon, Gene Kondu…

Bir şarkı vardı hatırlar mısınız?

“Bum bum bum, daldan hop dala uçtum… sonunda bir dala kondum. Nedir bu daldaki durum?”

Aklıma o şarkı geldi. Ergenekon’un yeni iddianamesi açıklandı ve eski iddianameye isyan eden, hükümetin işine yaramayacak işler yapan kim varsa artık onlara da artık Ergenkon sonucundan etkilenir hale geldi.

Yeni isimlerden Uğur Dündar’ın isyanını izlemediyseniz mutlaka izleyin. Bu yaşıma geldim, gerçekten televizyonda herkesin tarafsız bildiği tek kişi kalmıştı, o da bir şekil (isim vermeye gerek yok) bir yerlere bulaştığı için olduğundan olsa gerek (ben demiyorum, herkes diyor) şekilde birden olaya dahil edilmiş oldu.

Yeni iddianamede muhalefeti dağıtma planları eklenmiş. Böylece artık topyekün, hepimize “kon”an bu illetin ezilmesi için bekleyebiliriz…

Şahsen Ergenekon veya başka bir isimle olsun, derin devlet varlığına inanan ve bu derin devletin kesinlikle ortaya çıkartılıp temizlenmesinden yana olan birisiyim. Bu açıdan bana göre Ergenekon Davası gerçekten hayati. Yalnız, buradaki asıl sorun, davanın ilginç boyutlara ulaşması. Akıl almaz, mantıkla örtüşmez şekilde kişileri bağlaması ve her ne hikmetse Uğur Dündar’ın karısına kadar uzanabilecek boyutta garipleşmesi hayret verici.

Bu kadar önemle incelenmesi ve yürütülmesi gereken hassas bir dava ile ilgili gelişmeleri düşününce de, oluşan yaygın düşüncelerin başında “eski darbeci, milliyetçi, askeri derin devletin temizlenip, yerine AKP’nin muhafazakar, liberal ekonomici derin devletinin yerleştirilmesi” amacı beliriyor. Bu yeni bir fikir değil. Zaten en başından beri MHP’nin dediği de bu, CHP’nin dolaylı yoldan çekincesi de buydu. Doğru mudur yanlış mıdır bilemeyiz, fakat aklımızın bir köşesinde tutup yorumlarımızı bunu gözardı etmeden yapmalıyız.

Askeri, milliyetçi, liberal, solcu, sağcı, devletçi, uzaylı, ruhani, her ne şekil olursa olsun… Derin devlete karşıyım. Aha bunu da buradan yazmış oldum. “Demokrasi” dedikleri asıl budur… Uyutulmamış bir halkın iradesi…