Youtube Kapatılalı 1 Sene Oldu, Dailymotion Tekrar Kapatıldı

Son zamanlarda yıllar öncesinde komplo teorisi adledilerek kaale alınmayan “yargıyı yıpratacaklar ki sonra değiştirebilip ele geçirebilsinler” fikri AK Parti’yi bir dahaki genel seçimde olası bir büyük oy kaybında fena halde hırpalayacak gibi görünüyor. Bu günlerde yargıya yapılan müdahaleler, yapılmayan destekler, kimsenin el atmadığı için büyüyen sorunlar yüzünden en çok konuşulan konulardan birisi haline geldi “bağımsız” yargımız.

“Yeni Anayasa” şakşakçıları arasından cemaat örgütlenmesi yandaşı olanların en büyük kozlarından birisi yargıya getirilmesinden söz edilen düzenlemeler olacak. Karşıt fikirdekiler (nam-ı diğer düzenin koruyucuları) ise bunu bir nevi kadrolaşma ve yargıyı ele geçirme hayali olarak yorumlamaya ve dolayısıyla engellemeye devam edecek.

Bana göre ise tüm bu tartışmalar abesle iştigalden öteye geçmiyor.

Ergenekon ve Deniz Feneri davalarında sıkça tartışılan konu yargıya yapılan veya yapılmayan yönlendirmelerdi. Bu ikisi yetmezmiş gibi yargının yakınından geçilmeyen bazı durumlar bile kullanılarak yargı lekelenebiliyor.

Son örnek olarak, bugün Dailymotion tekrar yasaklanması kullanılacaktır. Youtube’nin kapatılışının 1. yıldönümünün hemen ardından çıkan bu ve benzeri haberler elbette ki “yasaklarla bir yere varılmaz” yaklaşımındaki balon yorumları şişirmekten başka bir işe yaramaz. Halbuki burada yargının suçu yok ama bunu düşünen de pek yok. Senelerdir adamakıllı oturup internet ve yazılım dünyasını ilgilendiren yasalar ile uğraşmayanların sorumluluğudur bu rezalet. Mahkemeler ne yapsın? Kanun ne derse onu uygulamak durumundalar. Sonuçta bu tür “yasakçılık” zihniyeti yargının kendi kendine aldığı bir emrivaki karar değil. Yasama, Yürütme ve Yargı’nın bağımsız olduğu devlet yapımızda bunun tek sorumlusu da bu durumda “Yasama” organıdır. Ama yine de sonuca baktığımızda akıllara kazınan yafta kabaca “Youtube kapatılmış, yargı suçludur” oluyor. Benim isyanım bunadır.

Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk, her şeyden üstündür ve yargı kararı devletin namusudur, el sürülmez. Dolayısıyla Youtube veya bir benzeri internet sitesi “yasadışı” unsur içeriyorsa kapatılmalıdır. Fakat eğer bu durum mantık dışı, çağ dışı bir sonuç doğuruyorsa (ki aynen öyle oluyor) bu düğümü ilgili yasaları düzenleyerek acilen çözmek gerekir.

.

Hepsinden bağımsız olarak yeri gelmişken bir iki cümleyle internet özgürlüğünün gözümdeki önemini de belirteyim.

Matbaa’nın ve Fransız İhtilali’nin ardından, bana göre hepsinden de üstün, gelmiş geçmiş en kapsamlı aydınlanma çağına internet sayesinde girdik. Doğrunun, gerçeğin ve bilginin her ne koşulda olursa olsun insanlığı olması gereken yola sokacağına inanan birisi olarak özgür ve sınırsız bilgi paylaşımının yegane ortamı olan internetin her koşulda ve kesintisiz olarak insanlara ulaşmasının taraftarıyım. Sonuçta öznel ve karşıt fikirler paylaşıldıkça ancak değişmez tek olan nesnel ve evrensel doğruya ulaşılabilecektir.